İSTANBUL FASHION WEEK 2010 DEFİLE PROGRAMI
25 Ağustos
Gizia 12.00
Atıl Kutoğlu 14.00
Deniz Mercan 16.00
Günseli Türkay 18.00
Bora Aksu 21.00
26 Ağustos
Karma 1(Gül Ağış, Zeynep Tosun, Zeynep Erdoğan) 12.00
Simay Bülbül 14.00
Punto Deri 16.00
Mehtap Elaidi 18.00
Arzu Kaprol 21.00
27 Ağustos
Argande 10.00
Karma 2(Niyazi Erdoğan, Necla Güvenç, Tuvana Büyükçınar, Rana-Berna Canok) 12.00
Özgür Masur 14.00
Hatice Gökçe 16.00
Bahar Korçan 18.30-20.30
Damat/ADV 21.00
28 Ağustos
Özlem Kaya 12.00
Gamze Saraçoğlu 14.00
Avva 16.00
Özlem Süer 18.00
Koton 21.00
Defileler İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla binasının otoparkında kurulacak olan İstanbul Fashion Week çadırında; Bahar Korçan Expozisyonu İstanbul Radyo Evi'nde, Özlem Süer Expozisyonu ise Kızkulesi'nde gerçekleşecektir.
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
10 Ağustos 2010 Salı
4 Ağustos 2010 Çarşamba


ADAMINI SEVİNDİR
Uzanmışsın kumsala. Yeni çıkan kitaplar elinde. Müzik de şahane. Değmeyin keyfine. Dünya umrunda değil. Senin değil belki, ama erkek arkadaşın ya da eşin bu satırlara ilgi duyabilir.
Şimdi yazın ortasında, "Kış koleksiyonlarından banane" diyebilirsin. Ama görmeden peşin hükümlü olma derim ben de sana: Tommy Hilfiger 2010 kış erkek koleksiyonu, klasik çizgiden şaşmayan beylere.
Koleksiyon iki temadan oluşuyor. İlk temada; saç örgüsü hırkalar ve balıkçı yakalar ön planda. Bir Tommy klasiği olan gömlekler ise; ekose, kare ve dama desenli. İkinci temada; özellikle spor giyinmeyi sevenler için jean gömlekleri ve kapitone ceketleri chino pantolonunla birlikte kullanarak şık+spor görünüm elde edebilirsin.
Her sezon görmezsem bu işte bir terslik var diyeceğim; trençkotlar bu sezon da baş tacı. Olmazsa olmaz. Önermesi benden, beğenip gidip alması senden.
Tommy Hilfiger
(0212) 282 01 70
Nispetiye Caddesi Akmerkez AVM, Etiler
2 Ağustos 2010 Pazartesi

Merhaba, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Merhaba, ben Tülin Kermen. Yaklaşık 9 senedir alışveriş ve stil danışmanlığı yapıyorum. Hobi olarak başladım. Daha önce makyaj, sinema tv ve tiyatro okudum. Ama hepsini bir süre yaptıktan sonra en iyi hangi işi yapıyorum diye sordum arkadaşlarıma. Onlarda alışverişçi ol sen dediler. İşe ilk olarak ‘personal shopper’ olarak başladım. Yaptığım işi çok seviyorum. Çok keyif alarak yapıyorum.
Eğitim aldığınız bölümlerden sonra bu alana yöneliş süreciniz nasıl gerçekleşti?
Hepsini birden kullanıyorsunuz zaten bu işin içinde. Makyajda anatomiyi öğreniyorsunuz. Tiyatro okurken sürekli bir gözlem içerisindesiniz. Onların rollere nasıl büründüğünü görüyorsunuz. Sinema- tv okurken de bunu nasıl satacağını görüyorsunuz. Tekstilci bir aileden geliyorum ben. Çocukken sürekli insanlarla ilgili dedikodu yapardım. Kim ne giymiş, nasıl giymiş… Özellikle kasiyerlerle ilgili kim bilir ne hikayeler yazardım. Sonra New York’da kurslara gittim. Öğrendiklerini gerçek hayatta uygulamak pratikle olabiliyor ancak. Örneğin renk analizi öğrendim. Ancak öğrendiğimi burada gerçekleştiremiyorum. Birisine diyorsunuz ki siz sonbahar tipisiniz. Ama bir türlü kabul ettiremiyorsunuz. Herkes giyinmeyi biliyor. Sadece giyimi kendine nasıl uydurabileceğini, hangi renklerin onlara nasıl yakışacağını öğretiyorum. Eskiden karşındaki için giyiniyordun. Artık kendin için giyiniyorsun. ‘Kıyafet bir jokerdir.’ İnsanlar gazeteye dergilere bakıyor ama blog’lara inanıyor. Çünkü kişisel bir yaklaşım sistemi. Onun için daha çok motivasyona ve insanların içini dışarı nasıl çıkartacaklarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu nedenle artık kartımda sadece stil danışmanı yazmıyor. İyi bir alışverişçiyim. Asla modacıyım diyemem. Bir de artık ‘recycle fashion’ yapmaya çalışıyorum. Fütürist bir oluşum içerisindeyim. Bir grupla anlaştım. Stil danışmanlığı eğitimi veriyorum. Kıyafetlerimi de evimde mağazacılık yaparak satıyorum. Tüketimi üretime çevirmeye çalışıyorum. Karmaya da inanıyorum.
Olmazsa olmaz diyeceğiniz parçalar?
Kişinin olmazsa olması kişiden kişiye değişir. Mesela, ben asla beyaz gömleği stok yapamam. Çünkü bana gömlek yakışmıyor. Ama mutlaka herkese yakışacak bir siyah elbise olmalı. Kendin için değerli olan parçalara yatırım yap. Erkeklere de takım elbiseyi öneririm. Ama giymeyeceklerse almasınlar. Kazağı olsun diyeceğim. Ama artık kazak giyen insanda kalmadı.
İstanbul’da düzenlenen moda haftalarına katılıyor musunuz?
Ben hepsine katılmaya çalışıyorum. Moda benim için bir araç, ama asla amaç değil! Stil; kişilikleriyle dış görünüşlerini, hayatta yapmak istediklerini birleştiren bir şeydir. İmaj, sadece bir vitrindir. Sürekli değişiyor herşey. Ama çok başarılı bulduğum, beğendiğim isimler var.
Kimler geliyor ilk olarak aklınıza?
Aslı Filinta, Özlem Ahıakın ve Özlem Kaya’yı çok beğeniyorum! Midnight Express’e bayılıyorum.
İstanbul’da düzenlenen moda haftaları hakkında neler düşünüyorsunuz?
İstanbul’un moda şehri olacağına inanmıyorum. Ama çok gelişti, çok değişti. Eskiden modacı olmak çok zordu. İnsanlar çok zor bulunurdu. Yine çok kolay değil.
Sanat yapıyor olmak, artık değer katıyor olmak demektir. Walt Disney bir sanatçı. Hep bir beğenme ve beğenilmedir. Ben daha çok trend fuarları seviyorum. Moda haftalarına katılacak bir iddiam yok. İlham alabileceğim, değişik fikirler üretebileceğim yerlere katılıyorum.
Bu meslek Amerika’da oldukça yaygın. Türkiye’de ise çok yaygın değil. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Stil danışmanı eğitiyorum ve ilk eğiten kişilerden biriyim. Amerika’da bitti artık. Türkiye’de yükseliyor. Bu işin dünya’da devamının olduğunu ben çok görmüyorum. Çok az kaldı. Ceket giymeyen bir insanda ciddiye alınacak. Stil danışmanlığı, zamanın doğru kullanılmasında devreye giriyor. Zamanı yok insanların. Öncelikler değişti. Kimsenin alışveriş için zamanı kalmayacak. İşte personal shopper’lar burada devreye giriyor. Esra Rakıcıoğlu’nun güzel bir lafı var. ‘Profesyonel bir arkadaşlıktır bizim yaptığımız.’ En önemlisi samimiyetle yaklaşmak.’ Ben bana danışmaya gelen insanlarla önce biraz zaman geçiriyorum. Bizim işimiz ‘Feel good business.’ Aldığınız şeyleri kullanmıyorsanız kötü. Satış danışmanından farkımız ‘gerçekleri söylemek’.
Bir de insanlar alışkın değiller yeniliklere çok açık değiller diye düşünüyorum?
Alışabilirler diyelim. Yapabilirler. Asla diye bir şey yok. Danışmanlığın en güzel yanı, söylüyorum ister yapıyor, ister yapmıyor. Danışanlarım genellikle; bankacı, avukat, doktor v.b meslek gruplarından… Erkekler söylenenleri daha çok uyguluyor. Kadınlar kendini onaylıyor sadece. Hepsi uygulamıyor. Çok iyi pazarlamacıyım ama asla satıcı değilim. Eğitimleri de gibi eğitim vermiyorum. O yüzden çok keyifli geçiyor.
Vintage mı yeni mi?
Ayırt edemem. Mümkün değil. İkiside. Ama vintage’a çok özel bir ilgim var!
Moda blogger’larını takip ediyor musun?
Evet. Takip ediyorum. Çok beğendiğim isimlerde var. Life style blog’larını takip ediyorum. Çünkü onlar modada yazıyor. Ben hala dergi insanıyım. Gördüğümden bir şey almayı seviyorum. Yorum okumaktan yoruldum. Yenilikleri takip etmek istiyorum sadece. Bayılıyorum blogger’lara. Ben blogger olamadım. Zor bir iş. Bir İtalyan arkadaşımın sözü ‘ Hayat ve aşk aya benzer hiç aynı durmaz.’ Samimi ve içten olan kalacak. Derginin de havası başka. Kimseye zorla hiç bir şey yaptıramazsın. Şu an bir havadayız. Şurdan klasik bir kadın geçsin bayılıyorum. Bohem geçsin ona da bayılıyorum. Yeri geldiğinde hepsini seviyor.
Giyim konusunda yeniliğe açık bir ülke olmadığımızı düşünüyorum. Marjinal tipler, cesur giyimler… Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Ben 16 yaşındayken yırtık jean’lerle dışarıya çıktığımda annemin arkadaşları bu kızın hali ne olacak, ne yapabiliriz diye soruyorlardı! Deli kızın çeyizi gibiydim. Çok çabuk değişime gidebiliyoruz. Yeni nesil çok iyi. Spor yapan bir insan, giyindiğin kıyafetlerinde rahat olmasına dikkat eder. Esprili bir insan, bir farklılık yaratmak ister giydiklerinde. Giyindiğinde seni etkiliyor. Reaksiyonlar değiştiğinde, aksiyonlarda değişecek. Herkesi bir çuvala koyamayız. Herkesin rahat ve istediğini yapabileceği bir hayat istiyorum.
New York’da yaşamışsınız uzun bir süre neden döndünüz?
Dönmeyi severim. Türkçe konuşmayı seviyorum. Burada da var sevdiğim insanlarda, orada da. Gidebiliyor olmayı seviyorum. Tatile gidiyor olmakta güzeldir. Ama dönmek en iyisidir.
Nerelerden takip ediyorsunuz sezonu?
Ajanlarım var. Duyuyorum. Sürekli vitrinleri geziyorum, görüyorum. Bir de basın bültenleri geliyor.
Son olarak verebileceğiniz tüyolar?
Sizi eğlendirecek, kendinizi iyi hissettirecek şeyler satın alın. Alt tarafı bir ceket ya da pantolon… Sizi iyi hissettirsin, zaten sonra karşınızdakini iyi hissettirir. Her şeye doğru soruları sorun. Bugün ne mesaj vermek istiyorum. Ben bunu gerçekten istiyor muyum?
25 Temmuz 2010 Pazar





İSTANBUL FASHION WEEK
İlki geçen yıl düzenlenmişti. Ve çok konuşulmuştu. Genç tasarımcıların karma defilesi, Arzu Kaprol defilesi ve dahası… Yakın bir zamanda 25-28 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek İstanbul Moda Haftası’na katılacağına en sevindiğim isimler; Atıl Kutoğlu ve Bora Aksu! IFW 20 tasarımcının katılımıyla 4 gün sürecek moda günlerinde, 24 defile gerçekleştirilecek. Ayrıca geçen yılda olduğu bu yılda bu yılda her akşam bir parti düzenlenecek. Ve her partinin konsepti birbirinden farklı olacak! Karma defilelerin yanı sıra, bireysel defile düzenleyecek isimlerde şöyle; Bora Aksu, Bahar Korçan, Arzu Kaprol, Özlem Süer, Hatice Gökçe, Mehtap Elaidi, Gamze Saraçoğlu, Deniz Mercan, Atıl Kutoğlu, Özgür Masur, Simay Bülbül, Özlem Kaya, Günseli Türkay v.b… Karma defilede yer alacak isimler ise; Gül Ağış, Zeynep Tosun, Zeynep Erdoğan, Niyazi Erdoğan, Necla Güvenç, Tuvana Büyükçınar ve Rana Berna Canok.
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Cashmere in LOVE!


Küçük Bebek Caddesi'nde! Bebek Midnight Express'i biraz geçince karşıya geç ve Cashmere in love yazısını görür görmez koş! Neden mi? Çünkü bu harika butikte, yazın en güzel zamanlarında indirim zamanı geldi çattı!!! Esra Bezek'in tasarladığı elbiseleri favorim! Tişörtleri de pek bir şahane!


Küçük Bebek Caddesi'nde! Bebek Midnight Express'i biraz geçince karşıya geç ve Cashmere in love yazısını görür görmez koş! Neden mi? Çünkü bu harika butikte, yazın en güzel zamanlarında indirim zamanı geldi çattı!!! Esra Bezek'in tasarladığı elbiseleri favorim! Tişörtleri de pek bir şahane!
23 Temmuz 2010 Cuma
BOWS BOWS BOWS!




.jpg)

Kate Spade- Harvey Nichols

Kemer-Topshop

Puantiyeli Şort- Fornarina

Kolyeler- Marni

Elbise-Closh

D&G Çanta- Harvey Nichols

Etek- Buka Butik

Melissa-Bilstore

Sonia Rykiel-Beymen

Marc Jacobs- Beymen Blender

Kimi zaman fantastik, kimi zaman da şirin bir kız çocuğuna dönüştüren, aynı zamanda
kadınsılığı da elden bırakmayan fiyonk detaylı bluzlar, babetler, kemerler ve etekler göz alıcı renklerde vitrinlerde...




.jpg)

Kate Spade- Harvey Nichols
Kemer-Topshop

Puantiyeli Şort- Fornarina

Kolyeler- Marni

Elbise-Closh
D&G Çanta- Harvey Nichols
Etek- Buka Butik

Melissa-Bilstore

Sonia Rykiel-Beymen

Marc Jacobs- Beymen Blender

Kimi zaman fantastik, kimi zaman da şirin bir kız çocuğuna dönüştüren, aynı zamanda
kadınsılığı da elden bırakmayan fiyonk detaylı bluzlar, babetler, kemerler ve etekler göz alıcı renklerde vitrinlerde...







TAK TAKIŞTIR
Kendisini ilk olarak web sitesiyle keşfettim. Tasarladığı takılar, çerçeveler ve gazetelikler derken kimdir bu tasarımların sahibi acaba diye merak ettim. Canan Delevi, Yeditepe İtalyanca Sanat ve Tasarım mezunu ve seçmiş olduğu branşı da Endüstriyel Tasarım. Şanslı kesimden olup, okuduğu mesleği icra edenlerden üstelik! İşe ilk olarak hayali olan mobilya tasarlamakla başlamış. Şimdilerde ise ‘pharedesign’ firmasına tasarımlar yapmakta. Takı tasarımı yapmayı daha önce hiç planlamamıştı. Herşey üç ay önce ilk denemeleriyle başladı ve şu anda web sitesinde de görmüş olduğun hali aldı. Her hafta yenilenen takı, çerçeve modelleri büyük ilgi görüyor. Özellikle pleksi kolyeler, giymiş olduğun tişörtü ya da elbiseyi farklılaştırarak, farklı bir hava katıyor. Sokakta gördüğü kızın takmış olduğu küpeden ya da kolyeden de ilham alıyor. Ya da kendinden yola çıkarak farklı takılara imzasını atmayı başarıyor. İsteği; herkese hitap etmek! Şu anda sadece web sitesi üzerinden satış yapıyor. Ve çok da makul fiyatlarla. Kolyeler 25- 60 TL, bilezikler 15-30 TL, çerçeveler 25-50 TL, saatler 40-60 TL aralığında satışa sunulmakta! Yakın gelecekte mağaza açma fikri yok. Ama belli de olmaz. Hayat süprizlerle dolu!
www.tasarimincdsi.blogspot.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)